Meme Büyütme Nedir? Nasıl uygulanır?
Kadın fiziğinde meme, özellikle görüntü açısından ancak bir o kadar da sağlık açısından önemli bir yere sahiptir. Meme boyutu bir kadının duruşundan görüntüsüne ve hatta psikolojisine kadar oldukça fazla önem teşkil eder. Bu sebepledir ki plastik cerrahinin en çok başvurulan operasyonlarının başında meme estetiği bulunmaktadır. Meme estetiğinde ise meme büyütme ameliyatları ön plana çıkmaktadır.
Meme büyütme ameliyatı, dünyada Estetik ve Plastik Cerrahide en çok başvurulan cerrahi yöntemlerden birisi olarak kabul görmektedir. Bunun en büyük nedeni var olan güzellik algısıdır. Bu işlem yalnızca beğeni nedenli yapılmamakta aynı zamanda meme şeklinin doğuştan bozuk olduğu durumlarda; iki memenin asimetrik olması durumunda; kanser nedenli memesi alınan kişilerde; hamilelik ya da emzirmeye bağlı olarak memeleri deforme olmuş kişilerde de uygulanmaktadır.
Kadın fiziğinde sembolik bir anlam taşıyan ve bu doğrultuda kadın özgüveninde önemli bir yere sahip olan meme yapısı, meme estetiğini tercih sebebi haline getirmektedir. Özellikle yaygın güzellik algısının ve bazı durumlarda sağlık durumunun gerektirmesi halinde, göğüslerinin boyutundan hoşnut olmayan pek çok birey meme büyütme ameliyatı konusunu araştırmaya başlamakta ve meme büyütme operasyonlarına başvurmaktadır.
Meme büyütme ameliyatı, bir kişinin memesini büyütme ve/veya şeklini değiştirmek için yapılan işleme verilen isimdir. Silikon implant adı verilen protezler kullanılarak ya da yağ enjeksiyonu yardımıyla bu işlem yapılmakta ve meme büyütme ameliyatı sonrası daha dolgun, diri ve büyük memeler elde edilmektedir.
Öncelikle meme büyütme ameliyatı ile ilgili yaygın olan bir endişe unsuruna değinmemiz yerinde olacaktır. Meme büyütme ameliyatı ardından bebek sahibi olunması durumunda, bebeği emzirmede herhangi bir problem yaşanmamaktadır. Memeye yerleştirilen protezlerin süt kanallarıyla herhangi bir bağlantısı olamamakta böylece emzirmeye engel teşkil etmemektedir.
Eğer 18 yaşını geçtiyseniz ve kendi isteğiniz doğrultusunda ameliyat olmaya karar verdiyseniz ameliyat öncesi bu konuda dikkat etmeniz gereken noktalar olacaktır.
Kalır. Her türlü deri kesisi ve dikişi sonrası iz kalır. Ancak estetik ameliyatlarda, daha doğrusu bütün plastik cerrahi ameliyatlarında kesilecek bölge seçilirken izin az kalacağı ve belli olmayacağı, saklanabileceği bölgeler seçilir. Genelde kıvrım bölgeleri ve deri kıvrımlarına paralel yerler tercih edilir, böylelikle iz önemsenmeyecek kadar az kalır.
Burun; yüzün ortasında, gerçekten yüzün çehresini çok fazla değiştiren bir organdır. Burun ile ilgili çok çeşitli hesaplamalar vardır. Bu hesaplamalar, bizim klasik kitaplarımızda olan dudak burun açısının belli bir açıda olması ile ilgilidir. Kadın ve erkekte farklılık göstermektedir.
Burun sırtının kadınlarda hafif eğimli olması, erkeklerde düz olması, yine alın burun açısının belli bir oranda olması, … Bunların hepsi estetik olarak veya yüzün harmonisi için uygun bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Bizim de ameliyatta yaptığımız budur. Biz bu açıları ve harmoniyi göz önüne alarak burun şekillendirme işlemini gerçekleştirmekteyiz.
Operasyon sonrası genelde hastaların ağrısı olmamaktadır. Bunun nedeni; hasta uyanmadan önce o bölgeye çok güçlü uzun süre etkili lokal anestezikler uygulanmasıdır. Bunlar yaklaşık olarak 18 – 20 saat etkili oluyor. Ertesi gün yine damar yolundan güçlü ağrı kesiciler vererek bu süreci hastanın atlatmasını sağlıyoruz.
İkinci günden sonra ağrı standart olarak çok daha azalmakta, kişiden kişiye değişmekle birlikte hasta üçüncü ya da dördüncü günden sonra yavaş yavaş normal hayatına dönmektedir
Asla böyle bir kanıt yoktur. Silikonsuz bir kadının kanser riski ile silikonlu olanın aynıdır. Silikon aynı zamanda meme dokusunu öne çıkardığı için olası kanserin saptanabilmesini kolaylaştırır.
Whatsapp İletişim Hattımıza Hoşgeldiniz
Op. Dr. Mehmet Akif ÇAKMAK